Evlilikte Anne-Babaların Tutum ve Destekleri

Çağın gerekleri ne olursa olsun, bizim geleneğimizde anne-babaların evlatları üzerindeki baskıları hiçbir zaman eksik olmaz. Bu yaşam bi­çimi, bizim kültürümüzün değişmeyen bir hayat tarzı olarak varlığını sürdüre gelmiştir.

“Otoriter ve koruyucu” ailelerde bu durum, daha fazla kendini gös­terir. Bu tip ailelerde çocuklar, hangi yaşlarda olurlarsa olsunlar, tüm kararlan anne-babalar alır. Çocuklarının iş ve eş seçimini, hayatlarıy­la ilgili kararlarını evlatlarına sormadan yapmayı kutsal bir görev kabul ederler.

sunaakgun_aile

Eğer çocuklarının rızaları yoksa, çeşitli metotlar uygulayarak, iste­diklerini öyle veya böyle kabul ettirirler. Geleneksel, otoriter ve koru­yucu ailelerde, evlenecek gençlerin söz hakları olmaz. Çocuklar bu du­ruma alıştıklarından ve de kendilerine güvenleri de olmadığından bütün kararları ebeveynlerine bırakırlar.

Bu uygulamanın başka bir şekli de “görücü usulü” ile yapılan evlilik­lerde görülür. Geçmişte, görücü usulü ile yapılan evliliklerin hemen he­men hepsi sağlıklı oluyordu. Evlenenler, ömür boyu mutlu bir hayat sü­rebiliyorlardı. Geçimsizlik ve boşanmalar şimdiki gibi yaygın değildi.

Damat adayında aranacak ana hususları belirlerken size çok önem­li bir sözü hatırlatmak istiyoruz. Bu söz adeta evliliğin ve birlikteliğin en önemli taahhüdü, anne ve babanın “vasiyeti” hükmündedir.

Sonunda kız babası, damat adayını karşısına alıp; “Bu kız evladı, sa­na Allah’ın bir emanetidir. Sakın ola, bu emanete ihanet etme.” öğüdü­nü vurgulamalıdır.

Erkek Tarafı Gelin Adayında Ne Aramalı?

Gelin adayında aranacak en önemli özellik “haya duygusudur. Bu duyguya sahip olan kız, birçok olumlu özellikleri de bünyesinde taşıyor demektir. Ev düzenleme, çamaşır yıkama, yemek yapma gibi işleri bilme­se de olur. Zaman içersinde bunlar öğrenilebilir. Haya duygusu ise öğrenilmez, verilir. Bu duyguya sahip olmayan ne gelin olabilir, ne de anne!

Bu site bir KADINCA ürünüdür.

Bu yazı için yorum yapın